Akıl Sahibi Olmak ile Akıllı Olmak Arasındaki Fark
Akıl sahibi olmak, insana doğuştan verilen bir imkândır; akıllı olmak ise bu imkânın nasıl kullanıldığıyla ilgilidir. Bu iki kavram çoğu zaman aynı sanılır, oysa aralarında derin ve belirleyici bir fark vardır.
Akıl sahibi olmak, düşünme kapasitesine sahip olmaktır. Akıllı olmak ise düşünmeyi yerinde, zamanında ve ahlaki bir sorumlulukla kullanabilmektir.
Her akıl sahibi insan düşünebilir; ama her düşünen insan akıllı davranmaz.
Akıl, bir araçtır. Akıllılık ise o aracın neye hizmet ettiğini bilmektir.
Akıl Sahibi Olmak: Potansiyel
Akıl sahibi olmak, henüz işlenmemiş bir maden gibidir. İnsana muhakeme, kıyas, analiz ve öğrenme kabiliyeti verir. Ancak bu kabiliyet tek başına yeterli değildir.
Akıl sahibi olup;
- Yanlışı savunmak,
- Çıkarı hakikatin önüne koymak,
- Bilgiyi kibir aracı hâline getirmek
mümkündür. Çünkü akıl, niyetsiz bırakıldığında yönünü kaybeder.
Bu yüzden tarih, çok zeki ama çok yıkıcı insanlarla doludur.
Akıllı Olmak: Olgunluk
Akıllı olmak, aklı yalnızca hesap yapmak için değil, sonuçlarını düşünmek için kullanmaktır.
Akıllı insan;
- Her bildiğini söylemez,
- Her doğruyu her yerde dile getirmez,
- Kendi lehine olanla doğru olanı ayırt edebilir.
Akıllılık, hız değil isabet meselesidir. Çabuk düşünen değil, doğru düşünen akıllıdır.
Akıllı insan, başkasını alt etmeye değil, yanlışı azaltmaya çalışır.
En Temel Ayrım
Akıl sahibi insan sorar:
“Bunu yapabilir miyim?”Akıllı insan sorar:
“Bunu yapmalı mıyım?”
İşte fark tam burada başlar.
Akıl, imkânı gösterir.
Akıllılık, sınırı öğretir.
Akıl sahibi olmak insanı diğer canlılardan ayırır; akıllı olmak ise insanı insan yapar.
Çünkü akıl, güçtür; ama akıllılık, o gücü zulme değil hikmete yönlendirebilmektir.