Kıyas Kültürü: Başkalarının Hayatıyla Kendimizi Ölçmek
Karşılaştırma Alışkanlığı Neden Hiç Bitmeyen Bir Yarışa Dönüşüyor?
İnsan, kendisini anlamak için zaman zaman başkalarıyla kıyaslama yapabilir. Bu, öğrenmenin ve gelişmenin doğal yollarından biridir. Bir öğrencinin başarılı bir arkadaşını örnek alması veya bir sporcunun daha iyisini hedeflemesi bunun sağlıklı örnekleridir.
Ancak modern dünyada kıyaslama, öğrenmenin ötesine geçti. Artık birçok insan, kendi değerini başkalarının sahip olduklarına bakarak ölçüyor.
Daha iyi bir iş…
Daha güzel bir ev…
Daha mutlu görünen bir aile…
Daha çok takipçi…
Daha yüksek gelir…
Hayat, fark edilmeden sürekli devam eden bir yarışa dönüşüyor.
İşte kıyas kültürü tam da burada başlıyor.
Başkalarının Vitrini, Kendi Perde Arkamız
İnsan çoğu zaman kendi hayatının tamamını bilir; fakat başkalarının yalnızca en parlak anlarını görür.
Sosyal medya bunun en belirgin örneğidir.
Paylaşılan tatiller…
Kutlamalar…
Başarı hikâyeleri…
Yeni alınan eşyalar…
Mutlu aile fotoğrafları…
Fakat o karelerin arkasındaki yorgunluklar, kaygılar, başarısızlıklar ve mücadeleler çoğu zaman görünmez.
Buna rağmen insan, başkasının vitriniyle kendi perde arkasını kıyaslamaya başlar.
Bu ise çoğu zaman adil olmayan bir karşılaştırmadır.
Kıyasın Sonu Yoktur
Kıyaslama alışkanlığı doyurulması zor bir istektir.
Daha iyi bir telefon aldığınızda…
Bir başkasının daha yenisini görürsünüz.
Daha büyük bir eve taşındığınızda…
Bir başkasının daha büyüğünü görürsünüz.
Daha yüksek gelir elde ettiğinizde…
Bir başkasının sizden daha fazlasını kazandığını öğrenirsiniz.
Bu yüzden kıyas üzerine kurulan mutluluk kalıcı olamaz.
Çünkü yarışın bitiş çizgisi sürekli yer değiştirir.
Kıyas, Şükrü Gölgede Bırakır
İnsan sürekli eksiklerine odaklandığında, sahip olduklarının değerini fark etmekte zorlanır.
Sağlık…
Aile…
Dostluk…
Huzur…
Güven…
Bunlar çoğu zaman kıyasın gürültüsü içinde görünmez hâle gelir.
Oysa insanın gerçek zenginliği, yalnızca sahip olduklarının miktarında değil; onların kıymetini bilmesinde saklıdır.
Herkesin Hayatının Zamanı Farklıdır
Modern dünyanın en büyük yanılgılarından biri, herkesin aynı yaşta aynı başarıya ulaşması gerektiği düşüncesidir.
Kimisi genç yaşta başarılı olur.
Kimisi yıllar sonra emeğinin karşılığını alır.
Kimisi geç olgunlaşır.
Kimisi erken sorumluluk üstlenir.
Hayat tek tip bir yarış değildir.
Her insanın şartları, imkânları, yetenekleri ve yolculuğu birbirinden farklıdır.
Başkalarının takvimine bakarak kendi hayatımızı değerlendirmek, çoğu zaman yanlış sonuçlara götürür.
En Sağlıklı Kıyas
Kıyas tamamen yanlış değildir.
Asıl önemli olan, kiminle kıyas yaptığımızdır.
Dünün kendisiyle bugünkü kendisini karşılaştıran insan gelişebilir.
Geçen yılki bilgi seviyesiyle bugünkü bilgi seviyesini değerlendiren insan ilerlemesini görebilir.
Gerçek rekabet, başkalarını geçmekten çok; kendi potansiyelimizi geliştirebilmektir.
Bilim Ne Diyor?
Psikolojide “Sosyal Karşılaştırma Kuramı”, insanların kendilerini değerlendirebilmek için başkalarıyla karşılaştırma eğiliminde olduklarını ifade eder. Bu eğilim doğal olmakla birlikte, sürekli yukarı yönlü kıyaslama yapmak kişinin memnuniyetini ve benlik saygısını olumsuz etkileyebilir.
Özellikle sosyal medya üzerine yapılan araştırmalar, idealize edilmiş yaşam görüntülerine sık maruz kalmanın kıskançlık, yetersizlik hissi ve yaşam doyumunda azalma ile ilişkili olabileceğini göstermektedir.
Kendimize Soralım
- Mutluluğumu başkalarının sahip olduklarına göre mi değerlendiriyorum?
- Hayatımın güzel yönlerini ne kadar fark ediyorum?
- Başkalarının başarıları beni motive mi ediyor, yoksa mutsuz mu ediyor?
- Dünkü hâlimden daha iyi bir noktada mıyım?
- Başkalarının yoluna bakarken kendi yolumu ihmal ediyor olabilir miyim?
Son Söz
Kıyas, doğru kullanıldığında gelişmeye vesile olabilir. Ancak insanın değerini başkalarının hayatına göre belirlemeye başladığında, huzuru elinden alır.
Modern dünyanın en sessiz yarışlarından biri, hiç kimsenin resmen katılmadığı ama milyonlarca insanın içinde yaşadığı kıyas yarışıdır.
Başkalarının hayatını izleyerek kendi hayatının değerini belirleyemezsin. Çünkü herkes farklı bir yolda, farklı bir yükle ve farklı bir zaman çizelgesinde yürümektedir.
Gerçek başarı, bir başkasını geçmek değildir. Gerçek başarı; dün olduğundan daha bilinçli, daha olgun ve daha erdemli bir insan olabilmektir.